Müzik

“When I Awoke” in Istanbul

Tōth’un yeni single’ı When I Awoke geçtiğimiz günlerde muhteşem bir kliple birlikte yayınlandı. Muhteşem diyoruz çünkü klip hem kurgusal hem sinematografik anlamda oldukça kaliteli olmuş. Yönetmen koltuğunda, Arada, Oman Desert gibi filmlerinden hatırladığımız Mu Tunç oturuyor ve klipte birbirinden renkli oyuncular yer alıyor. Queer performans sanatçıları Akış Ka, Rose Yule ve Tatjana Saric, Cüneyt Ceylan, Arbil Tabur, Beril Acar gibi modeller bunlardan bazıları. Sinematografide Alican Akgün, sanat yönetmenliğinde Yağız Alpfer, muhteşem kostümlerin dizaynında da Gizem Albohayre rol alıyor.

İstanbul manzaraları ile başlayan When I Awoke, oldukça klas bir apartmanda, bir grubun kıskandırıcak derecede güzel vakit geçirmesinin ardından, Alex’in deniz manzarasına karşı donuk bakışları ile son buluyor. Klibin tam ortasına yerleştirilen rakı bardağı, temsili bir metafor olarak iş görüyor. Bu sahnede, Stalker filminin son sahnesi zihnimizde canlanıyor. Stalker’ın çocuğunun zihniyle masadaki bardakları hareket ettirmesi ve masadan düşürmesi ile film bitiyor. Filmdeki karakterlerin dünyevi arayışları sırasında fark edemedikleri ‘dünyanın onların sandığı dünya olmaktan çıktığını’ bu şekilde sezdiriyor Tarkovsky. Filmdeki süt ve çay bardaklarının yerine rakı bardağının kullanılmış olması da oldukça samimi ve bütünleyici olmuş.

Giderek artan ritimle birlikte karakterlerin yakın çekim seksi dansları ve ardından kırılan bardak ve tabak, gayet makul cinsel bir çağrışım yaratıyor ve böylece şarkı ikinci parta geçiyor. Zirvenin ardından düşüşe geçen ritimle birlikte sanatçıyı nefes kesen bir kalede görüyoruz. Burada şarkı da
Tōth’un kadife sesiyle birlikte melankolinin doruklarına ulaşıyor. Bizi dinginliğe ulaştıran ve sonsuz mavilikle başbaşa bırakan Rumeli Feneri kısmı da içimizdeki kırılmalara, yükselmelerimize ve düşüşlerimize birer işaret gibi adeta. Deniz manzarasına bakışı ve odadaki masada kameraya bakışları birbirini tamamlayarak klip son buluyor.

Tōth, bu klibin oluşum sürecinden şu şekilde bahsediyor: “Mu Tunç’un label ortağım için çektiği kalite ve sinematografik açıdan muazzam filmi Oman Çölü’ne denk geldim. Ona ulaştığımda “When I Awoke için” beni hayretler içinde bırakan bir fikirle geri döndü.”Yolunu şaşırmış, ayaklar altına alınmış, uyuşturucu ve orgy partisi ile çevrelenmiş telekinetik bir kurgu” ve ardından da referans olarak Tarkovsky’nin bilimkurgu şaheseri Stalker’ın son sahnesini gönderdi.”


İstanbul’un minarelerinden geçip queer dansçıların ve tüketilen maddelerin yarattığı atmosfere kayan odak, yavaşca artan temposuyla görsel ve işitsel açıdan zihinlerimizde hoş bir tat bırakıyor. Bunun üzerine rakı bardağını ve bunun masadan düşmesini de gördükten sonra Stalker’a selam çakıldığını anlıyor ve bu odanın bir “Bölge”, Tōth’un büründüğü karakterin de bir “Stalker” olduğunu düşünmeden edemiyoruz. İstanbul’un böyle yabancı bir projede hiçbir oryantalistik tavır takınmadan işlenilmiş olması da klibi çok daha özel kılıyor.

Tōth, tüm bu deneyimin ve birlikte çalıştığı insanların aklını başından aldığını ve İstanbul’a aşık olduğunu söylüyor (şurada). Oldukça uzun ama bir o kadar iddaalı “Practice Magic and Seek Professional Help When Necessary” isimli yeni albümü 10 Mayıs’ta çıkacak.

Tōth’u Spotify’da dinlemek için şöyle buyrun.

You Might Also Like...

No Comments

    Leave a Reply