Genel

Tarihin En Ünlü 10 Şarhoşu

Siz de sarhoşların başarılı olamayacağına inananlardan mısınız? İnanmaya devam edin zira her şey kararında olunca güzel. Buradaki abilerin ve ablanın ortak özellikleri bir çeşit dahi olmaları denebilir. Yani eğer dahi iseniz, -ki değilsiniz- deliler gibi içseniz de işinizi gücünüzü halledebiliyormuşsunuz.  İşte zıkkımın kökünü verseniz onu da içecek olan 10 ünlü sarhoş.

1. Ludwig van Beethoven

Klasik müzik hayranı olmasanız bile bu ismi duymuşsunuzdur muhtemelen. Evet, Alman besteci Beethoven tarihin ünlü şarhoşlarından biriydi. Her ne kadar müzikleri kulağa oldukça sakin ve güzel gelse de, o bundan çok farklı bir yaşam sürüyordu. Hatta anti-sosyal olmasının yanında şiddete başvurabilen ve kaba biri olabiliyormuş. Neyse ki durum her zaman bu kadar kötü değilmiş ki, kendisi aile geleneğini sürdürerek, hayatının bir gününü dahi içkisiz geçirmemesine rağmen dünyanın en bilinen bestecilerinden biri olmuş.

Tabii, hayatının sonlarına doğru tamamen sağır olmuş ve kariyerini bırakmak zorunda kaldıktan sonra da kendini iyice alkole vermiştir.

2. Karl Marx

Komünizmin kurucusu olarak bilinen Karl Marx, çoğu insanın bilmemesine rağmen en yakın arkadaşı ile çoğu zaman çokça içerek “mükemmel bir sosyalist devlet” fikrini tartışıyormuş, bu da en sonunda Komünist Manifesto ve Das Kapital gibi iki büyük eser doğurmuş, ancak Sovyetler Birliği ve dünyanın birçok yerinde komünist rejimle yönetilen ülkelerin oluşmasına sebep olmuş.

Kendisinin bu sosyalist devlet anlayışı dünyada pek ilerlemese de Marx’ın böylesine içkici olup böyle fikirler yürütmesi oldukça etkileyici.

 3. Pablo Picasso

Picasso’nun 20.yüzyılın en önemli ressamlarından biri olduğunu bilmeyenimiz yoktur. İçkiye oldukça düşkün olması onu asla sanatından geri çekmemiş hatta aksine yaratıcılık vermiştir. Hem 91 yaşına kadar yaşamış, hem de bu süreye kadar çalkantılı denecek bir özel hayat içerisindeymiş. 1973 yılında hayatını kaybeden Picasso’nun son sözleri “Bana için, sağlığıma için. Biliyorsunuz ki ben artık içemiyorum,” olduğu bilinir. Bu da bizlere ne kadar büyük bir adanmışlıkla alkole bağlı olduğunu gösteriyor.

4. VII. Kleopatra

Son firavun olan VII. Kleopatra’nın zamanında şarhoşluk genellikle erkeklere özgü görülüyorsa da Mısır Kraliçesi iseniz durum pek öyle değil. O zamanlar Mısır Kraliyeti içki kullanımının tanrılarla direkt olarak haberleşme sağlayabileceğine inanıyordu, yani Kleopatra’nın alkol kullanımı dini bir tören olarak görülüyordu. Kendisi alkol kullanmadığı zamanlarda ise alkol banyosu yapmayı tercih ediyor ve bunun cildini yenilediğini düşünüyormuş.

Kısacası yetenekli bir alkolik olmasının yanında, zamanının en güçlü kadınlarından biri olmuş ve arkaplanda kalmayı reddeden karakteri ile tarihe geçen bir isim olabilmiş bir kadın Kleopatra. Yalnız M.Ö 30 yılında alkol zehirlenmesinden hayatını kaybetmiş. Hey gidi Kleopatra, haydan gelen huya gider gördün mü?

 5. Mark Twain

Amerikan edebiyatının babalarından diyebileceğimiz Mark Twain, öylesine verimli ve faal biriymiş ki sabah başlayıp akşama kadar içki içmesine rağmen bir arı gibi gibi çalışırmış. Hatta Tom Sawyer ve Huckleberry Finn gibi eserleri kendi zamanında da klasik olmuş. Buna rağmen kendisini alkol ve sigara gibi alışkanlıkları sebebiyle eleştirenler de varmış ve yalnızca onlara alkolik olmadığını göstermek için alkol kullanmadığı zamanlar oluyormuş.

Kendisi genel olarak hızlı ve çok içen ama alkolik olmayan nadir örneklerden biri diyebiliriz. Kural olarak yalnız başınayken içmez ve birisi içki önerdiğinde geri geçirmezmiş. 74 yaşında kalp krizi geçirerek ölmüş ancak yaşam tarzına bakıldığına oldukça uzun süre yaşadığını söyleyebiliriz.

6. Vincent van Gogh

Hollandalı empresyonizm akımı sanatçılarından Van Gogh, şüphesiz dünya tarihinin en önemli ressamlarından biri. Hayatta olduğu 37 yıl boyunca oldukça sarhoş olan Van Gogh’un karakteri sarhoşluğunun da etkisi ile iyiden iyiye depresif ve dengesiz bir hal almış. Manik depresyonu, kendi resimlerini küçük parçalar halinde yemesi ile de iyi gitmediğinden; mental durumunun, kahve, sigara ve alkolden oluşan beslenme şeklinin veya güneş çarpması gibi etkenlerin onu ölüme götürdüğü söylenir.

7. Büyük İskender

Kendisi dünyadaki en büyük fatihlerden biri olmasının yanında kendi devletini kurmuş bir alkoliktir. Birçok araştırma Büyük İskender’in yüksek ihtimalle alkolik olduğunu göstermektedir. Hatta öyle ki hasta yatağında bile su yerine şarabı tercih edermiş.

Alkolik veya değil bu kesin olmasa da kendisinin bir işkolik olduğu yadsınamaz. İlk çağlarda kendisine 10 yıl gibi bir sürede devasa bir imparatorluk kurmuş.

8. Ernest Hemingway

Yaşadığı dönemde yani 1899 – 1961 yılları arasında onun kadar ilginç bir hayat yaşayabilen yok denecek kadar azdır muhtemelen. Birinci Dünya Savaşı sırasında Amerikan Ordusu’nda savaşan Hemingway ciddi biçimde yaralanır ve sonrasında Avrupa’ya gazeteci olarak döner. Ayrıca bu sürede yazdığı 15 kitabı bulunuyor ve 1954’te Nobel Ödülü almıştır.

Hayatı boyunca dört farklı kadınla evlenmiş ve iki uçak kazası atlamış olan 1961’de kendi hayatına son vermeyi seçmiştir. Ancak yaşamı boyunca en sevdiği hobisi olan içki içmeye her zaman vakit bulmuş ve küçük yaşlardan itibaren alkolik olan Amerikalı yazar, tarihe alkolik insanların boş insanlar olmadıklarını kanıtlamış ve ilginç hayatı ile hafızalarda yer edinmiştir.

9. Stephen King

Listenin sonlarına geldikçe birçok başarılı yazarın aslında alkole düşkün olduğunu görüyoruz, Stephen King de onlardan biriydi. Stephen King 80’li yıllarda o kadar çok alkol tüketiyormuş ki o süre boyunca yazdığı eserlerini hatırlamadığını söylüyor. Böylece adamlıkta çıtayı bir hayli yüksele taşıyor.

Genel anlamda hayatı boyunca oldukça mutsuz olan yazar, birçok fobiye katlanmak durumunda kalmış ve bunlardan kaçmak amacıyla yaşadıklarını yazıyor ve de içki içiyormuş. Allah uzun ömür versin.

10. Oscar Wilde

Kraliçe Viktoria Dönemi’nin ünlü yazar ve şairi Oscar Wilde, nazik zevklerin insanıydı adeta. Şampanya ve absinte gibi zevkleri olan ve zaman zaman afyon kullanan yazarın en çok bilinen sözlerinden biri alkolle ilgilidir: “Çalışmak, alkol kullanan kesimin lanetidir.”

Kaynak: lordsofthedrinks

11. Melek Yargıcı (Bonus)

Ayrıca Beethoven demişken, eşsiz bir Beethoven bestesi eşliğine harika bir modern dans performası izlemek için buraya; bira ile ilgili yedi yanlış efsanenin yer aldığı yazımızı okumak için de buraya tıklayabilirsiniz.

No Comments

    Leave a Reply