Mekan Listeleri

Meydan’dan Tünel’e Taksim turu

Analarımızdan, atalarımızdan, dıdımızın dıdısından hakkında her zaman olumsuz yorumlar aldığımız ama söyleyenin de dinleyenin de bağını koparamadığı Taksim. Yıl oldu 2018 hala hepimizin ağzında Taksim’in ne kadar bozduğu ne kadar değiştiği. Taksim hiç değişmiyor! Değişmeyip gelecek nesillere miras kalmaya da devam edecek. Gecesi ayrı gündüzü ayrı hayat hep devam ediyor Taksimde.

Yeşilçam filmlerinde sevgililerin vazgeçilmez buluşma noktası olan meydan, teknoloji gelişmiş olsa dahi hala birçok çiftin, grubun buluştuğu nokta. Dillere destan olmuş meşhur ıslak hamburgeri hala aynı. Farklı semtlerde sağda solda gördüğünüz “meşhur ıslak hamburger bulunur” yazılarına aldanıp direk dalmayın büfelere. Adabı vardır ıslak hamburgerin sonuçta gidip Taksim’de yiyin. Sonra ufaktan ufaktan salın kendinizi İstiklal’e, tarihi tramvayı izlemekle yetinin, sağa sola dalın yaşayın Taksim’i.

Alın elinize bir Beyoğlu çikolatası emikleye emikleye devam edin yolunuza. Etrafınıza biraz bakarsanız adım başı bir sergi salonu olduğunu görürsünüz.

Anlasanız da anlamasınız da kapın bir broşür girin içeri o esnada sizi arayan arkadaşınız olursa da sessiz bir şekilde telefonu açıp “sergideyim sonra ararım” diyin ki bi havanız olsun.

Ara sokaklara girin bir bira için. Aldığınız hafif bir özgüvenle de gidin bi dövme yaptırın Taksim’de. Biraz da araştırırsanız en iyisini orda bulacağınıza eminim. Ben o topa girmem derseniz de elinde telefonla Taksim’i kayda alan turistlerin birine yanaşın üç beş ingilizce cümle kurun hem sosyalleşin hem diliniz gelişsin. Onların video kayıtlarında yer alın ki ne kadar sıcakkanlı olduğumuzu bilsinler.

Issız Adam severlerin bi tık daha heveslisi olduğu Atlas Pasajı’na bi göz atın. İşinize yaramayacak fakat alınca garip şekilde mutlu olacağınız anlamsız objeler alın her tezgâhı didikleyin.

Özellikle öğrencileri mutlu eden ama öğrenciyle sınırlı kalmayan Terkos Pasajı’na ve Beyoğlu İş Hanı’na gidin ki mağazalarda fahiş fiyatlara satılan giysilerin defolularını, seri sonlarını ucuza kapın. Kendinize özgü tarzınızı yaratın.

10 metrede bir değişen, farklı tarzda müzik yapan sokak sanatçılarını dinleyin. Varsa kabiliyetiniz siz de kendinizce çalın söyleyin ya da onlara eşlik edin kimse size napıyo bu deli demez. Yer bulursanız Yemek Kulübü’ne gidin uygun fiyata güzel bi yemek yiyin. Görenleri hayran bırakan duvarlarının fotoğraflarını çekin çünkü bulunması güç bir dekorasyonu var. Sonra da St. Antuan kilisesine gidip hem kendiniz hem de Taksim için bir dilek dileyip mum dikin.

Günün yorgunluğunu da eşsiz manzaralı teraslardan birinde kahvenizi içerek atın ya da daha iyi bir tavsiye olarak Taksim’in değişmeyen odak noktalarından biri olan Nevizade’ye akabilirsiniz.Nevizade için de etraftan eski tadı gibi duyumlar alsanız da değişmeyen birçok şey gibi Nevizade’nin de neşesi ve çoşkusu hep aynı.

Yani diyeceğim şu ki; Taksim bir senedir iki senedir direnişte değil. Taksim var olduğu günden beri bir direnişin içinde. Her nesil onun için değişti, eski tadı kalmadı dese de Taksim hala güzel, hala canlı, hala eğlenceli kısacası hala aynı.Özet geçtiğimiz bu Taksim yazısının yanı sıra Taksim’de modunuza ve zevkinize göre mekanların listesini görmek için https://nerdeicek.com/listeler/taksim-mekanlari/

 

 

 

 

 

 

 

 

You Might Also Like...

No Comments

    Leave a Reply