Etkinlik Değerlendirmeleri

Kasım’da Salon Bir Başka

Salon İKSV konserleriyle birlikte küçük ama etkili kaçamaklarımıza, içimizdeki kelebekleri coşturmaya Kasım ayında da devam ediyoruz. Birbirinden farklı tarzların biraraya geldiği programda elektronik müzikten caza ordan etnik müziğe bir kaç gün sonra synth veya darkwave’e  hatta biraz daha ileri giderseniz rap müziğe geçiş yapabilirsiniz. Kasım ayı programına bi göz gezdirecek olursak…

2009’da multi-enstrümantalist, prodüktör ve müzisyen Luis Vasquez’in solo projesi olarak doğan The Soft Moon, biraz depresif biraz karamsar bazen de öfkeli ve kaotik müzikleriyle bizi içsel bir yolculuğa sürüklüyor. Yeni albümü Criminal turnesi kapsamında Salon’da dinleyenlerini bekliyor.

 

Çok değil geçtiğimiz yazdan beri çıkardıkları iki albüm ile dream pop, synth pop severlerinin büyük ilgisini toplayan Brek, bu ilgiyi bu zamana kadar yalnızca kayıtlardan topladı. Şimdi ise ilk canlı performanslarıyla merakları üzerinde topluyor.

 

Jakuzi’den Taner Yücel ve Bubituzak’tan Görkem Karabudak prodüktörlüğünde ilk solo albümü ‘Gölgelerinde’nin çalışmalarını 2017’de tamamlayan Tuğçe Şenoğul’un aynı zamanda Gaye Su Akyol ve Serkan Alkan ile de çalışmaları mevcut. Kendine has tarzı ve müziğini ikinci kez Salon’da dinliyor olacağız.

 

Türkiye’den yeni sesleri dinleyiciyle buluşturmayı, sosyal yaşamın her alanını farklı deneyimlerle canlandırmayı ve yayımlayacağı albümlerle plak kültürünü beslemeyi hedefleyen müzik oluşumu Audioban! Supereich DJ setiyle, Urvaerk, RedRice ve ELZ AND THE CULT ile yapılacak bu müzikal ortak çalışma, elektronik müziği karanlık yanımızla buluşturacak.

 

Burkay Yalnız’ın deneysel hip hop projesi ile başlayan Ağaçkakan; Armonycoma or slt, Afgan, Emiladil, Oldeaf gibi bir çok isimle de birlikte çalıştı. Kendilerini stabil olmayan, değişken ve bu değişkenliği başka müzik janrlarıyla etkileşiminden kazanan bir ‘şey’ olarak tanımlıyorlar. İlk konserlerini de İKSV’de vermişler ve yine aynı yerde severlerini bekliyorlar.

 

 

İstanbullu müzisyen ve prodüktör Tolga Böyük’ün bir hayal aleminin hikâyelerini besteleyen kurmaca bir karaktere büründüğü elektro-akustik üçlü. Yeni egzotik tınılar peşinde olan, doğu ezgilerini de barındıran Islandman etnik ritimlerle elektronik yapıları harmanlıyor. Şamanik performanslarıyla Salon’da göz dolduracak gibi.

 

Akordeon sevenler buraya! İsviçre’de birçok grupla sahne alan, prodüktörlük yapan, filmler için besteler hazırlayan, daha sonra kendi stüdyo ve plak şirketini kuran Mario Batkovic akordeonunu hiç de alışık olmadığımız bir tarzda kullanıyor. İple çekiyoruz.

 

Londralı caz grubu ama hiç de alışık olmadığımız bir caz grubu. Merkezıne Karayip ve Afrika ritimlerini alıyor.Kölelik karşıtı, insan hakları aktivisti, tarihte önemli yer edinmiş dokuz siyahi kadına adadıkları dokuz şarkıyı da My Queen Is… olarak isimlendirmişler.Albümlerinin turnesi kapsamında ikinci defa Salon’da dinleyeceğiz.

 

Hollanda’da kurulan grup türkülerden, yeşilçam müziklerinden besleniyor.İstanbul’a ilk kez geçtiğimiz Ekim ayında gelen grup, burada doğal olarak karşılaştıkları yoğun aşkın ardından 2018’i şehir şehir, festival festival gezerek geçirdi. 70’ler türk psych rock müziğinden etkilenen grup dinleyenlerine nasıl yaklaşacağını çok iyi biliyor. (Biletler tükendi.)

 

Kendisini Memleketsiz bir rapçi olarak tanımlayan Ufuk Yılmaz’ın kullandığı Şehinşah, kralların kralı anlamına geliyormuş. ‘Yak yak yak’ parçasıyla büyük beğeni toplayan Şehinşah rapseverleri Salon’a topluyor.

Bu sonbahar ve kış aylarında Salon’da yer alacak sanatçıların en beğendiğimiz parçalarından oluşan listemize hazır. Tıklayın ve dinleyin.

You Might Also Like...

No Comments

    Leave a Reply