Genel

Gün Puanlama Rehberi

Herkes tutturmuş “güne puanım 10, güne puanım 2” falan. Netflix de resmi twitter hesabında bir ara güne 100000/10 gibi bir puan vermişti. Öncelikle şunu belirtelim. Güne puan verme olayına niyetliyseniz matematiğin kesirler adlı konusuna hakim olmalısınız. Yoksa netflix gibi kek konumuna düşersiniz.

Evet, yeni bir furya bu. Herkes sürekli gününü puanlıyor ve gününü başkalarının günleriyle rekabete sokuyor. Belli ki herkesin kendine göre bir puan skalası var. Kimi, güzel bir yemek yediğinde tak diye güne 10 puan veriyor; kimiyse ayakkabısının bağcıkları çözüldü diye 1 puanı yapıştırıyor.

Bize kalırsa güne öyle bol keseden puan vermek de acımasızca puan kırmak da yanlış. Bu konuya şöyle bir standart getirmekte fayda var. Basketbol liglerinde düzenlenen smaç yarışmalarını düşünelim. İzleyenler bilir ama izlemeyenler için kısaca özetleyelim durumu. Adamlar smaç basıyor ve ardından jüri tarafından puanlanıyor. Bu juriler genelde minimum 6 puan falan veriyorlar. Yani basketbolcunun güzel bir smaç denemesi dahi 6 puanı hak ediyor. Ee kardeşim siz de madem çok heveslisiniz gününüzü puanlamaya demek ki güzel bir gün yaşamayı herkes kadar istiyorsunuz. Yani puanladığınıza göre en azından bir şeyleri başarmayı deniyor olduğunuz anlamı çıkıyor. Kısaca o gün smaç basamamış dahi olsanız güne bir 6 puan vermeyi bilmelisiniz.

Sonuçta biraz da had bilmek lazım. Düşünsenize, siz günü değil de gün size bir puan veriyor. Empati yapalım. Bütün gün evde bomboş oturmuşsun, kokmuşsun, hayattan nefret etmişsin, kaşınıyorsun sürekli, bitiksin… Ve tam o anda senin o her gün puanladığın “gün” twitter’a giriyor. “Bu şerefsize puanım 1 ula” diyor. Hoş mu? Değil. Bu halde olmanın sorumlusu ne kadar sensen bir o kadar da günündür. Dolayısıyla ya şu gün puanlama işini bırakın ya da kendinizi ve yaşamınızı sevmek suretiyle puanlama konusunda bonkör olun.

Hayat dersi verildi.

No Comments

    Leave a Reply